
İyileşme Süreci

Travma sonrası iyileşme, düz bir çizgi değildir. Bir gün iyi hissedip ertesi gün kötü hissedebilirsin. Bu dalgalanmalar iyileşmenin doğal bir parçasıdır. Yaşadığın şey seni bozmadı; aslında sadece beynin seni korumaya çalışırken travmaya tepki verdi.
İyileşme, verdiğin bu tepkilerin yavaş yavaş çözülmesi ve kontrolün sana geri dönmesi sürecidir.
Şimdi beraber iyileşmenin temel aşamalarını ve neden böyle işlediğini göreceğiz.



Travma seni bozmaz, kirletmez ya da kalıcı olarak zarar vermez. Aslında beyin seni korumaya çalışırken bazı tepkiler verir ve bir önceki not defterine de yazdığımız gibi iyileşme, bu tepkilerin yavaş yavaş çözülmesi, kontrolün yeniden sana geçmesiyle oluşur.
(Daha fazla araştırmak istersen aşağıda orijinal kaynakçalarımızı iliştirdiğimiz bir not kağıdı bulabilirsin. Biz sadece senin için Türkçe'ye çevirdik.)

1. Güvenliği Yeniden Kurmak
Beden ve beyin travmadan sonra “güvende değilim” mesajıyla çalışır.
İyileşmenin ilk aşaması, kişinin yeniden güvenli olduğunu hissetmesidir.
Herman’ın iyileşme modeline göre:
İyileşmenin birinci aşaması güvenliğin yeniden tesis edilmesidir.
Bu güvenlik üç düzeyde kurulur. Bunları şimdi sıralayacağız.
a) Fiziksel güvenlik
-
Tehlike bitti mi?
-
İstismarcı artık hayatında değil mi?
-
Kendini evde, okulda veya işte güvende hissediyor musun?
b) Duygusal güvenlik
-
Kimlerle konuşunca rahatlıyorsun?
-
Kimler seni suçluyor, bastırıyor, manipüle ediyor?
-
Hayatında “tamam, birisi beni dinliyor” hissi yaratabilen ilişkiler var mı?
c) İçsel güvenlik
-
Bedenine, hislerine ve zihnine yeniden güvenmeye başladığın nokta.
-
Bu en zor ama en önemli aşamadır.

2. Yaşananları İsimlendirme
Travma yaşayan birçok kişi şunları düşünür:
“Bu taciz miydi?”
“Ben mi yanlış anladım?”
“Abartıyor muyum?”
Gerçeği isimlendirmek iyileşmenin temel adımıdır.
Judith Herman bu konu hakkında der ki:
“Gerçeğin adlandırılması, mağdurun kontrol duygusunu yeniden kazanmasının temelidir.”
Bu aşamada şunları öğrenmek çok yardımcı olur:
1) taciz türleri
2) rıza ve rızanın neden bozulduğu
3) güç dengesizliği
4) grooming (duygusal hazırlama)
Belirsizlik ortadan kalktığında beynin tehdit değerlendirmesi de yumuşar.
Bunların hepsinin açıklaması şu an olduğun sitede mevcut! :)

3. Suçluluk, Utanç ve Kafa Karışıklığını Çözmek
Travmada en güçlü duygular genellikle suçluluk ve utançtır.
Ancak bunlar mağdurun gerçeği değil, travmanın yarattığı yanlış bağlamalardır.
Herman utanç için şunu belirtir; utanç, travmanın en yıkıcı mirasıdır; fakat mağdurun suçu değildir.
Aşağıda sıralananları bilmen çok önemli:
-
Donmak bir refleks, suç değil.
-
Hayır diyememek, beynin hayatta kalma stratejisi.
-
Kendini suçlamak, kontrolü kaybetmekten doğuyor.
-
Utanç, istismarcının sorumluluğunu mağdurun üstlenmesidir.
Bunların farkında olman, iyileşme sürecinin kritik bir parçasıdır.

4. Bedenle Yeniden Bağ Kurmak
Travma zihinde olduğu kadar bedende de depolanır.
Bessel van der Kolk (Hollanda doğumlu bir psikiyatrdır ve travma araştırmalarıyla dünya çapında tanınmıştır) bu durum hakkında travmanın zihinde değil, bedende yaşadığını ve beden tarafından hatırlandığını söyler.
Bu nedenle pek çok kişi:
-
mide ağrısı
-
boğaz düğümlenmesi
-
kasılma
-
uyuşma
-
kendinden kopmuşluk hissi
yaşar.
Bedenle yeniden bağ kurmak için bunları yapabilirsin:
-
nefes egzersizleri
-
hafif egzersizler (yoga, yürüyüş gibi)
-
güvendiğin biriyle güvenli temas (sarılmak, el tutmak)
-
günlük tutma
-
duygu–beden ilişkisini fark etme
Bedenin sakinleştiğinde, zihnin de tehdit modundan çıkar.

5. Sınırları ve Kontrolü Geri Almak
Travma kişiyi güçsüz hissettirebilir.
İyileşme, güç ve kontrol duygusunun geri kazanılmasıdır.
Herman travma hakkında, mağdurun kontrol duygusunu geri kazandığında iyileşme sürecinin anlamlı biçimde ilerlerdiğini belirtir.
Bu aşama şunları içerir:
-
“Hayır” diyebilmek
-
Tetikleyicileri tanımak
-
Kendine güvenli alanlar yaratmak
-
İlişkilerde beklentilerini bilmek
-
Net iletişim sınırları koymak
Endişelenme çünkü bu beceriler zamanla gelişir; herkesin temposu farklıdır.
Bu yüzden kendini başkalarıyla kıyaslamamalısın.

6. Kimliğini ve İlişkilerini Yeniden Kurmak
Travma sonrası kişi kendine dair pek çok şeyi sorgulayabilir:
-
özgüven
-
ilişkiler
-
değerler
-
kimlik algısı
Ancak bunlar bozulmuş bir kimliğin göstergesi değil, travmaya karşı gelebilmek için zihninin oluşturduğu geçici bir uyum yöntemidir.
Herman'a göre travma kimliği yok etmez; sadece parçalar. İyileşme bu parçaların yeniden bir araya getirildiği süreçtir.
Bu süreçte kişi şunları sorabilir:
“Ben kim olmak istiyorum?”
“Hangi ilişkiler bana iyi geliyor?”
“Ben neye inanıyorum?”
Travma kimliğini belirlemez. Sen yaşadığın olay değilsin, sadece bunu görmek için biraz zamana ihtiyacın var.

7. İleriye Bakmak ve Umudu Yeniden Kurmak
İyileşmenin son aşaması, kişinin travmanın kendisini tanımlamadığını fark etmesidir.
Bessel van der Kolk bu aşamayı kısaca şu şekilde özetler: Travma hayatı tanımlayabilir, ama kişiyi tanımlamak zorunda değildir.
İleriye bakmak, yaşananları unutmak değil;
kontrolün yeniden sana ait olduğu bir hayat kurmak demektir.
-
Yaşadıkların seni kirletmedi.
-
Seni bozmadı.
-
Kişiliğinden bir şey eksiltmedi.
-
Ve en önemlisi: Yeni bir sayfa açabilirsin.
Bu yüzden lütfen şunu asla unutma: İyileşmek mümkündür ve sen bunu başarabilirsin.
İster yavaş ister hızlı, bir gün bunların hepsi geçecek. Umudunu lütfen asla kaybetme.

Judith L. Herman – Trauma and Recovery (1992)
Bessel van der Kolk – The Body Keeps the Score (2014)
Peter Levine – Waking the Tiger (1997)
American Psychological Association (APA) – Trauma Resources
NICABM – Trauma Education
Kaynakçalar:
