

Merhaba!
Ben C.K.
Öncelikle projemize göz attığın için teşekkür ederiz. Sana projemizi nasıl ve neden yazdığımızı anlatmak istiyorum.
Biraz sonra cinsel taciz hakkında bir olay anlatacağımın uyarısını vermek istiyorum.
Benim için her şey kardeşimin yaşadığı bir taciz olayının haberini almam ile başladı. Küçük kız kardeşim on bir yaşında bir ortaokul öğrencisi. Aramızdaki yaş farkından dolayı onun benlik algısının gelişiminde olabildiğince katkıda bulunmaya çalıştım. Yaptığım en önemli şey oyun oynarken bile hayır dediğinde her zaman durmak ve ona istenmeyen dokunuşların her zaman yalnış olduğunu ve rahatsız olduğunda tepki gösterme hakkının olduğunu öğretmekti. Birazdan anlatacağım durumda da bu öğretilerin onun üzerinde etkili olduğunu düşünüyorum.
Kardeşim okulda, tamamen güvende olması gereken bir yerde, aynı yaştaki bir öğrencinin göğüsüne dokunmasıyla tacize uğruyor. Anında tepki veriyor ve güvenilir bir yetişkine, yani bir öğretmene durumu bildiriyor. Fakat ne yazık ki bu kişi yasal sorumluluğu olmasına rağmen bu durumu ciddiye almayıp bir yaptırım uygulamıyor ya da iki çocuğun da ailelerine haber vermiyor. Bunun yerine olay “Bir daha yapma” denilerek kapatılıyor. Kardeşim ise olayı okuldan sonra ailemize bildirerek bizim haberimizin olmasını sağlıyor.
Bu durum benim için tacizin ne kadar yaygın olduğunun ve ciddiye alınmadığının bariz bir örneğiydi. Hiçbir madur mükemmel olamaz. Hiçbirimiz “yapmamız gereken” şeylerin hepsini yapamayız. Fakat bu örnekte kardeşim gibi bir kız çocuğu kendi başvurabileceği her yöntemi denemesine rağmen üst üste ciddiye alınmamış ve yaşadıkları örtbas edilmeye çalışılmış.
Bu durum beni öfkelendirdi ve bu öfke hissinin yanı sıra ben de genç bir kızken yaşadıklarım aklıma geldi. Ben de aynı şekilde bir eğitimciye, hatta taciz konusunda eğitimi olması gereken bir danışmana taciz edildiğimi bildirmiş, “Evet görüyordum. Erkekler böyle işte.” cevabını almış ve sanki cezalandırılırmışım gibi benim sınıfım değiştirilmişti. Ben bu durum yaşandığında kardeşimden 6 yaş büyüktüm, ve ben bile yaşadığımı aileme anlatma cesaretini kendimde bulamamıştım. Utanmamam gereken bir yerde utanmış, yardım istediğimde ise yok sayılmıştım.
O an kardeşimle fazlasıyla gurur duydum. Fakat bu tacizin göz ardı edilmesine izin vermememiz tahmin edemediğim sonuçlar doğurdu. Aynı yaşta farklı çocuklar da ailelerine kendi yaşadıklarını anlatmaya başladı. Bazılarının vücuduna uygunsuz dokunulmuştu, bazılarına sözlü tacizde bulunulmuştu. Beni en çok duygulandıran bu oldu.
Belki onlar da benim gibi taciz edildiklerini ailelerine anlatmaya cesaret edememişti. Belki de taciz kelimesinin anlamını bile bilmiyorlardı. Belki de vücutlarının kontrolünün yalnızca onlarda olduğunu düşünmemişlerdi bile. Sadece bir kişinin öne çıkması ne kadar çok şey değiştirmişti.
Bizim için de böyle oldu. Bu olay vasıtasıyla biz de kendi yaşadıklarımızı hatırladık, paylaştık. Anladığımız şey birçok insanın benzer tecrübeleri olduğuydu. Çoğumuz yalnız hissetmiştik, korunmamız gereken anlarda göz ardı edilmiştik. Belki de yaşadıklarımızın yalnış olduğu duygusunu bastırmış, unutmaya çalışmıştık.
Taciz ve tecavüzün bitmesi için hepimizin birlikte çalışması gerek. İnsanların kendi bedenleri üzerinde yalnızca kendilerin söz hakkı olduğunu bilmeleri gerek. Birbirimize yardım etmeyi, yanlış bir olay gördüğümüzde tepki vermeyi, benlik duygumuzu geliştirmemiz gerek. Bunların olabilmesi için de çaba harcamamız gerek.
Bizim amacımız da bu. Tüm bu kavramları hem kendimiz öğrenebilmek, hem de olabildiğince kişiye öğretebilmek istiyoruz. Böylece hem mağdurlara yardım edebiliriz hem de taciz ve tecavüzü engellemek üzere var gücümüzle çalışabiliriz.
Son olarak, hiçbir zaman yalnız değilsin. Hiçbir zaman yalnız olmayacaksın. Senin yaşadıklarına ve gücüne inanıyoruz. Umarım hayatında olumlu bir güç olabiliriz.
Okuduğun için teşekkür ederim. :)
- C. K.